Skip to content
-
Subscribe to our newsletter & never miss our best posts. Subscribe Now!
  • https://www.facebook.com/
  • https://twitter.com/
  • https://t.me/
  • https://www.instagram.com/
  • https://youtube.com/
Cerkes Haber

Cerkes Haber yerel ve ulusal haber kaynağı

Cerkes Haber

Cerkes Haber yerel ve ulusal haber kaynağı

  • ANA SAYFA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • TEKNOLOJİ
  • TANITIM
  • İLETİŞİM
  • ANA SAYFA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • TEKNOLOJİ
  • TANITIM
  • İLETİŞİM
Subscribe
Close

Search

Haber

Kalbinizin en ucuz ilacı

By Ece Yılmaz
4 Ağustos 2026 4 Min Read
Kalbinizin en ucuz ilacı için yorumlar kapalı
Kalbinizin  en ucuz ilacı

Türkiye’de sıcak hava dalgalarının sağlık üzerindeki en ağır faturasını çıkaran organ, çoğu zaman akla en son gelen ‘kalp’ oluyor… Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 verilerine göre ülkede en sık ölüm nedeni yüzde 34,7 ile dolaşım sistemi hastalıkları. Bu ölümlerin yüzde 42,3’ünün arkasında iskemik kalp hastalıkları (kalp damarlarının daralması sonucu oluşan kalp hasarı) var.

Sigara, hareketsizlik, kolesterol ve tuz gibi klasik risk faktörlerinin yıllardır konuşulduğunu belirten Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Bingür Sönmez ‘’Ancak son 20 yılın bilimsel literatürü, listeye çok daha sade bir başlık ekliyor… O da su’’ dedi ve şu bilgileri paylaştı.

Önemli bir risk faktörü

Yetişkin bir insan vücudunun yaklaşık yüzde 60’ı sudan oluşuyor. Kanın sıvı kısmı olan plazmanın ise neredeyse tamamı sudur. Bu, kalbin işini doğrudan belirleyen bir denklem yaratıyor. Vücut su kaybettiğinde ilk daralan hacim, kan hacmi oluyor. Plazma azaldıkça kan koyulaşıyor; hematokrit, tam kan viskozitesi ve fibrinojen düzeyleri yükseliyor. Bu üç değerin her biri, kardiyoloji literatüründe koroner kalp hastalığı için bağımsız risk faktörü olarak kabul ediliyor.

Kalpte ne gibi değişiklikler olur?

Kalbe dönen kan azalır, her atımda pompalanan hacim düşer, kalp bunu telafi etmek için hızlanır. Dinlenme halinde dakikada 60-80 arasında atan bir kalp, ciddi susuzlukta 90-100’e çıkabilir. Aynı anda kan yoğunlaştığı için akışkanlığı bozulur ve damarlarda pıhtı oluşma eğilimi artar. Yani kalp hem daha çok çalışmak zorunda kalır, hem de daha zor bir malzemeyle çalışır.

Bilim ne diyor?

Loma Linda araştırması (2002)

Kaliforniya’da 8.280 erkek ve 12.017 kadının izlendiği Adventist Health Study, konunun kilometre taşı sayılıyor. Başlangıçta kalp hastalığı, inme veya diyabeti olmayan katılımcılar 6 yıl takip edildi ve 246 ölümcül koroner olay kaydedildi. Günde 5 bardak ve üzeri su içenlerde, 2 bardak ve altında içenlere kıyasla ölümcül koroner kalp hastalığı riski erkeklerde yüzde 54, kadınlarda yüzde 41 daha düşük bulundu. İlginç olan, aynı korumanın sudan başka içeceklerde görülmemesiydi; hatta yüksek miktarda su dışı sıvı tüketen kadınlarda risk artmıştı.

Önemli bir uyarı

Kan sodyum düzeyini düşürecek kadar

(3-5 litre) su içmek de zararlı, hatta ölümcül olabilir. Sıvı miktarında “ne kadar çoksa o kadar iyi” mantığı geçerli değil.

“Ters yöndeki tehlike: “Su Zehirlenmesi”dir. Birkaç saat içinde beş litreyi aşan tüketim su zehirlenmesi nedeni olabilir.

Kimler daha dikkatli olmalı?

– Yaşlılar: Susuzluk hissi yaşla birlikte azalır. 75 yaşındaki bir kişi, gerçekten sıvı açığı varken bile susuzluk hissetmeyebilir.

– Diüretik kullananlar: İdrar söktürücüler, tanımı gereği vücuttan sıvı ve elektrolit atar. Fransa’daki 345 hastayı inceleyen bir çalışmada, diüretik kullanımı hastanede ölüm riskiyle ilişkili bulundu.

– Tansiyon ilacı kullananlar: Sıcağın kendisi damarları genişletir. Bu, tansiyon düşürücü ilaçların etkisini beklenmedik ölçüde artırarak baş dönmesi, bayılma ve düşmelere yol açabilir.

– Kronik hastalığı olanlar ve çocuklar: Her ikisinde de sıvı dengesi daha dar bir aralıkta seyreder.

ÖNEMLİ İSTİSNA:

Kalp yetmezliği ve bazı böbrek hastalıklarında hekimler sıvı alımını bilinçli olarak kısıtlar.

Bu hastalarda “daha çok su iç” tavsiyesi zararlı olabilir. Kalp yetmezliği tanısı olan okurların günlük sıvı miktarını mutlaka kendi hekimleriyle belirlemesi gerekir.

Peki ne kadar?

Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye Beslenme Rehberi’ne (TÜBER) göre günlük toplam sıvı alımı erkekler için 2.500 ml, kadınlar için 2.000 ml olarak öneriliyor. Bu miktara çorba, süt, ayran, çay gibi tüm içecekler ve sebze-meyvedeki sular dahildir.

PRATİK ÖNERİLER

– Susamayı beklemeyin.

Susuzluk, açığın erken değil geç habercisidir.

– Suyu güne yayın. Bir seferde yarım litre içmek yerine, saat başı bir bardak daha etkilidir.

– İdrar rengine bakın. Açık saman sarısı iyi; koyu sarı ve keskin kokulu idrar sıvı açığının en pratik göstergesidir.

– Yatağınızın başucuna bir bardak su koyun. Gece terlemesi fark edilmeyen bir kayıp nedenleridir.

– Su oranı yüksek besinlerden yararlanın. Karpuz, salatalık, domates, marul, çorba gibi.

– Şekerli içeceklerle su ihtiyacınızı karşılamayın. Kalp sağlığı açısından koruyucu etki gösteren, sade suyun kendisidir.

– Sıcak saatlerde egzersizi erteleyin. 11.00-16.00 arası açık havada zorlayıcı aktiviteden kaçının.

– Tuz dengesine dikkat edin. Aşırı tuz vücut sıvı dengesini bozar; ancak yoğun terlemede tuz kaybı da olur.

Bu belirtilerde zaman kaybetmeyin

– Çarpıntı, düzensiz kalp atışı

– Göğüste baskı veya ağrı

– Ayağa kalkarken baş dönmesi, göz kararması, bayılma

– Terlemenin kesilmesi, derinin kuru ve sıcak olması

– Bilinç bulanıklığı, konuşmada zorlanma

– İdrar miktarının belirgin biçimde azalması

Bu tabloyu önemseyin

Kalp-damar sağlığı söz konusu olduğunda su, tek başına bir çözüm değildir. Sigara, tansiyon, kolesterol, hareketsizlik ve obezite hâlâ tablonun ağır maddeleridir. Ancak son 20 yılın verileri, yeterli sıvı alımının bu listeye eklenmesi gereken, herkesin erişebildiği ve hiçbir maliyeti olmayan bir koruma katmanı sunduğunu gösteriyor.

Pompalanan kan hacmi azalır

Plazma hacmi, en son ve en az değişen büyüklüktür. Vücut onu doku sıvıları pahasına sabit tutmaya çalışır. Dolayısıyla kan hacminin düşmeye başlaması, savunmanın tükendiği anlamına gelir; nabız yükselir, kalbin her atımda pompaladığı hacim azalır. Deriye giden kanın kısılması ise ayrı bir tehlike yaratır. Vücut serinlemek için deriye kan göndermek zorundadır; susuzluk bu mekanizmayı zayıflattığı için sıcakta susuz kalan bir kişi hem kalbini zorlar hem de vücut ısısını düşürme yeteneğini kaybeder.

Sıcak çarpmasında derinin kuru ve sıcak olması tam olarak bu yüzden kritik bir uyarı işaretidir.

Hangi organ ne kadar su taşır?

Vücudun her organı aynı oranda su tutmuyor: Akciğerler % 83, böbrek ve kaslar % 79, beyin ve kalp % 73, karaciğer % 79, deri ise % 64 oranında sudan oluşur. Kemikler bile % 31 su içermektedir. Kanın sıvı kısmı olan plazmanın ise yaklaşık % 90’nı sudur.

Vücutta yağlanma fazlaysa…

Yağ dokusu, vücudun en az su tutan dokusudur. Bu yüzden vücut yağ oranı yükseldikçe toplam su oranı düştüğü için aynı miktardaki sıvı kaybı, yağ oranı yüksek bir kişide daha büyük bir açık yaratır. Yaşlılarda toplam vücut suyunun azalması da aynı nedenle önem taşır.

The post Kalbinizin en ucuz ilacı first appeared on Kilis Egitim.

Author

Ece Yılmaz

Follow Me
Other Articles
Previous

Sıfır Çerçeve Dönemi Başlıyor: TECNO’nun Yeni Konsepti Tanıtıldı

Next

Yerlileşme oranı KOBİ ile artacak

SON YAZILAR

  • Yerlileşme oranı KOBİ ile artacak
  • Kalbinizin en ucuz ilacı
  • Sıfır Çerçeve Dönemi Başlıyor: TECNO’nun Yeni Konsepti Tanıtıldı
  • Gençler iş hayatında en çok neye dikkat ediyor?
  • Altın haftaya sürprizle başladı: Yatırımcıların beklediği İsviçre’den haber geldi
  • Japonlardan 999 Gramlık Çılgın Laptop: Bataryası 30 Saat Gidiyor
  • Son dakika… Türkiye genelinde internet kesintisi! TürkNet çöktü: Binlerce kullanıcı erişim sorunu yaşıyor
  • Samsun’da ambulans ile TIR çarpıştı: 6 yaralı
  • Petrol artan arz akışıyla düştü: Aylık bazda güçlü yükseliş sürüyor
  • Toyota, yılın ilk yarısı küresel bazda en çok araç satan şirket ünvanını korudu

Sayaç

Kategoriler

  • Eğitim (1.207)
  • Ekonomi (101)
  • Haber (464)
  • Sağlık (106)
  • Teknoloji (50)
Copyright 2026 — Cerkes Haber. All rights reserved. Blogsy WordPress Theme
Office Lisans Satın Al